Ben Yalnız Kalmadım, Sensiz Kaldım

BEN YALNIZ KALMADIM, SENSİZ KALDIM

 

Ben yalnız kalmadım, sensiz kaldım

Bir dağ kadar hür, bir şehir kadar kalabalıktım

Bütün sabahlar ümit doluydu yine

Gölgesi düşüyordu apansız hatıraların

Bir rüzgar esmeye görsün

Çiçek açıyordu elinin değdiği her yaram

 

Dostluk bakidir sandım, aldandım

Ben yalnız kalmadım, sensiz kaldım.

 

En güzeli uzun bir bahar düşlemekti

Gözlerine bakarak günü geceyi uzatmak sonra

Gülüşünün aydınlığında ısınmak

Ve yağmurlara özenerek ağlamak

Hayat bu sevgilim, acımasız çok zaman

Gün gelip unutuluyor ne çare unutan

 

Her yüzüme güleni dost sandım, aldandım

Ben yalnız kalmadım, sensiz kaldım.

 

Oğuzhan Karaburgu

 

Giderim

GİDERİM

Birazdan giderim,benzemez öncekilerine
giderim ve biter her şey
güneşe benzer gidişim
ıssız bir karanlık olur her yer
ben giderim ve susar şarkılar

sığınmak güç artık bir bedene
ümidi çocuğuma,hayatı sana bırakırım
en fazla bir isim bırakırım geride
ve bir kaç kırık dökük kelime
sonra giderim, haberin olmaz

kendime göçtür bu gidiş
kimseyi istemem yanımda
durgun bir nehir kanımda
birazdan giderim
ve istesem de dönemem bu defa...

Oğuzhan Karaburgu

Ya Kalsın Ya Götür

Ya Kalsın Ya Götür

Ya ko sende kalsın,ya getir beni bana
Bir acı kuşluktur nasibim sevdadan yana
Başlamadan zaman denen harami talana
Ya ko sende kalsın,ya getir beni bana

Ya ko bende kalsın,ya götür seni benden
Sen efendi olsan ne çıkar,ben değilim benden
Hicranla kırılmışken kalbim binbir yerinden
Ya ko bende kalsın,ya götür seni benden

Gittiğin Gün Bahardı

Gittiğin Gün Bahardı

Gittiğin gün bahardı...
Eski bir şarkıyı mırıldanıyordu ağaçlar,
Turnaların mendili ıslanıyordu
Unutmak ne mümkün
Duman dumandı gözlerin
Dalında güller,karanfiller vardı.
-Gittiğin gün bahardı. 

Gittiğin gün bahardı...
Kekik kokusu okşuyordu ceylanları,
Bir avare leylek gökyüzünü ırgalıyordu
Efkârı dağlarda gördüm o gün
Duman dumandı gözlerin
Yanımda olsan yağmur yağardı.
-Gittiğin gün bahardı.

Nisan Güzellemesi

Nisan Güzellemesi

yine nisan gelecek
yine içimde tarifsiz bir mevsim
dört yandan ilk sevmelerin çıldırtan kokusu
saçlarımla oynayacak yine rüzgar
biliyorum yine nisan gelecek

en azılı yorgunlukları
en eskimiş umutları
ve çabucak tükettiğim zamanları
çocukça koşmalarıma karıştıracağım
yine nisan gelecek
ve ben yeniden uyanacağım ümide
içimdekileri yorgun kalbime emanet edip

bahar işte
ayaklarıma dolanan çayır çimen
böyle davetkar,böyle baştan çıkarıcı
her şeye inat yine nisan gelsin
birazcık da unuttursun yaşımı ne olur
işte bu yüzden zor iş nisanda doğmak
öleceğini bilerek yaşarken...

Demedim mi? (Şiir)

Yalan

Yalan

Dün fark ettim seni unutalı çok olmuş
Gülüşlerin çınlamıyor kulaklarımda
Saçlarının kokusu işlemiyor içime mesela
Hele hele ellerin bir kalem gibi ince ellerin
İçime bir ırmak gibi akan ellerin
Onları da unutmuşum
Dedim ya dün fark ettim seni unutalı çok olmuş


Hangi rengi seviyordun
Hangi takımı tutuyordun
Dün maça gittiğimde fark ettim
Seni unutalı çok olmuş
Baharda bir çiçek bahçesinde
Elimde güller var, kan kırmızı güller
Ümidin kokusu doluyor içime kokladıkça
Sahi sen hangi çiçeği severdin en çok
Onu da unutmuşum


Kuşlara, penceremize konan kuşlara
Ekmek atmalarımız geliyor aklıma
Serçelere baktıkça gariplik doluyor içime
Serçeleri anmam boşuna değil
Belli ki seni unutalı çok olmuş...


Apansız bir tebessüm oluyor yüzüme vuran rüzgâr
İçim seninle doluyor
Gözlerime hücum eden yaşları zapt etmek artık imkânsız
Yürüdüğüm yol aşina bakışın kadar
Ve bugün günlerden pazar
Ne sıcak ekmek var ne de demli bir çay
Bunu da bunu da unutmuşluğuma say
Dün fark ettim seni unutalı çok olmuş...

Gidenler ve Kalanlar...

Gidenler ve Kalanlar

Gitmişler...
Geride kalmış bütün yalnızlığıyla hayat.
Kapı aralığında öylesine bırakılmış,
Oyuncağın ve küçük pabucun.
Terkedilmişliğin ölgün ışığında,
Hatıralar yoklamakta şimdi yalnızlığımı...

Gitmişler...
Geride kalmış bütün acısıyla hayat.
Ölmek en kolayı aslında,
Yaşamak lazım ama unutmadan..
Ve dahi umutlanmadan...

 

 

Yokluğunda Şiir

Yokluğunda Şiir

 

Yine dönersin diye bir akşam üstü;

Pencerelere vururum kendimi.

Tutuşur yeniden yüreğimdeki ateş,

Kimselere açamam derdimi,

Son çare oturup bir köşeye,

Sessiz-sedasız ağlarım...

 

Yine dönersin diye bir akşam üstü;

Bütün kapıları açık bırakırım,

Hatta söndürmem ışıkları...

Ne gidişini unuttum ne gülüşünü...

Şimdi 'gel' makamında türküler söylerim,

Seni getirsin diye akşamlara...

 

Yine dönersin diye bir akşam üstü;

Yollarına düşerim yayan-yapıldak!

Bil ki yüreğimde sıcaklığını yitirmedi sevdan,

Nasıl bıraktıysan emaneti öyle duruyor,

Söylemedim kimseye,kimseler bilmiyor,

Sabahlara dek seni beklediğimi...

Gizli İtiraf

 Gizli İtiraf 

Utangaç düşler bıraktım
Gül kokan bahçenize.
Ve dahi yüreğimi;
   sevmiş yorulmuş
      sevmiş yorulmuş
         yüreğimi.

Yorgun ümitler taşıdım sabahınıza,
Buhran artığı gecelerden.
Ve uyanmasın diye içimde sancı kuşları,
Milyon kez sınadım yüreğimi sabır ateşiyle
   yandım uslanmadım,
      yandım usanmadım
Bir tebessüm uğruna,
Koştum kapınıza...

Meded ya Sultanım, meded.


Arama
Beni yukari isinla